16 Nisan'da, planlanan anayasal değişiklikler için referanduma gidildi. YSK'nın verilerine göre evet %51,3 oranında oy alırken hayır, %48.7 oranında oy elde etti. Hem Türkiye'deki muhalefet hem de Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı seçim sürecinin gidişatına dair şüphelerini dile getirir ve seçim sonuçları protesto edilirken, AKP destekçileri zaferlerini kutladılar. Anayasal değişikliklerin leyhine ve aleyhine seçim kampanyaları da benzer şekilde tartışmalı ve kutuplaştırıcı geçmişti.
AKP'li politikacılar tarafından ülkenin dört bir yanında mitingler düzenlendi. Meclis oylamasında anayasa değişikliklerine desteğini sunan MHP ise kendi içinde bölünmüş durumdaydı. Partinin üst yönetimi resmi olarak EVET kampanyalarının bir parçası olduysa da, il teşkilatları düzeyinde bu duruma itirazlar yükseldi ve bazıları istifayla sonuçlandı. HAYIR tarafı ise sesini duyurabilmek için birçok güçlükle karşı karşıya kaldı. CHP vekilleri kampanyalarına yönelik engeller ve baskılardan yana sıklıkla şikayetlerde bulundular. Anayasal olmayan bir uygulamayla milletvekillerin dokunulmazlığını kaldıran anayasa değişikliğinin geçen sene meclisten geçmesinin ardından; eşbaşkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş dahil olmak üzere birçok vekili tutuklanan HDP ise sistematik bir biçimde susturulmuş durumdaydı.

Anaakım medya neredeyse tamamen hükumet tarafından kontrol edildiği için, iki tarafın eşit temsilinden bahsetmek mümkün değil. Hükümet politikalarına karşı tetikte olan birçok kritik gazeteci anayasal değişikliklerden de önce, 15 Temmuz darbe girişimini takip eden süreçte tutuklanmıştı. Daha somut hamleler de oldu. Örneğin, bir haber sunucusu hayır oyu vereceğini kişisel Twitter hesabından açıkladıktan hemen sonra açıkça görevinden alındı. Dahası, sürmekte olan olağanüstü hal uygulaması, bu süreçte toplanmalar ve yürüyüşler yasak olduğundan veya polis tarafından dağıtıldığından, herhangi bir sokak kampanyası yapmanın önünde büyük bir engel oldu. Hal böyleyken, sosyal medya anayasa değişikliklerine karşı olanların sesini duyurabileceği temel çıkış yolu haline geldi. Facebook, Twitter ve YouTube'da anayasa değilikliklerine karşı olanlar kadar bunu destekleyenler de kendi bakış açılarını çeşitli etiketler yoluyla (#HAYIRdiyeceğimÇÜNKÜ, #HAYIR etiketlerine karşın #Bendevarim gibi) dile getirdiler. Bazı ünlüler de bu "sosyal medya çatışmaları"na katıldı ki bu da ülkedeki kutuplaşmayı gözler önüne serdi. Bu kutuplaşma, ucu ucuna evet'in kazandığı referandum ve iddaa edilen usulsüzlüklerden sonra daha da keskinleşti.

Anayasal değişikliklere karşı ve destek olanlara dair bu gibi bilgileri geçtiğimiz haftalarda referanduma kadar takip etmeye devam ettik. Bu bilgiler önemli kaynaklardır çünkü biz bu kaynakları, anayasa değişikliklerini birkaç farklı şekilde yayınlayıp analiz ettiğimiz gibi, Türkiye anayasal politikasına dair yapacağımız güncel araştırmalarda kendi sitemizde yayınlayıp analiz edeceğiz. Bu materyal üzerinde çalışırken soracağımız olası sorular şunlardır: Anayasal değişikliklerin leyhine ve aleyhine olan seçim kampanyalarında destekçi ve karşıt gruplar hangi argümanları kullandılar ve bu argümanların anayasadaki hangi içeriklere karşılık geldiği söylenebilir? Diğer sistemlerle karşılaştırmalar bize neler öğretebilir? Planlanan anayasa değişiklikleri Türkiye anayasal tarihinde nasıl konumlandırılabilir?